Pages Navigation Menu

KirliOyunlar

BÜYÜK VURGUN

Sahil Güvenlik Komutanlığı, ülkemizde dört ana bölgede faaliyet göstermektedir. Bunlar Karadeniz Bölge Komutanlığı, Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı, Ege Bölge Komutanlığı ve Akdeniz Bölge Komutanlığı. Bu bölgelerden en önemlisi, İstanbul’da olması ve boğazları kontrol etmesi yönüyle Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığıdır. Her bölge komutanlığı da, operasyonel güç olarak grup komutanlıklarından oluşmaktadır. Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı ise Çanakkale Grup Komutanlığı,  Güney Marmara Grup Komutanlığı, İmralı Özel Görev Grup Komutanlığı ve İstanbul Grup Komutanlıklarından oluşmaktadır.

“Puzzle”ın Küçük Parçaları

Bu ülkede Sahil Güvenliğin hakkı ile işlevini görmesi, kaçakçılık faaliyetlerinin engellenmesi ve asayişin sağlanması için en önemli bölge komutanlığı olan Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığına bağlı grup komutanlarının personel içinden en “seçkinlerinin” olması en doğal düzenlemedir. Vatanını ve milletinin menfaatlerini düşünen amirler, en kritik yerlere yine kendileri gibi vazifelerinde çalışkan, başarılı ve vatanperver komutanlar atarlar. Bunun tersi olarak da, yaptığı görevin nimetlerinden faydalanmak veya illegal işler yapmak isteyen amirler de, yine kendileri gibi sorun çıkarmayacak tezgâhın bir parçası olabilecek “komutanlar” atarlar. Şimdi sizlere en önemli bölge komutanlığına bağlı grup komutanlarımızı tanıtıp yukarıda bahsettiğimiz sınıflamaların hangisine girdiklerine hep birlikte karar vereceğiz. Vatanı için çalışan varsa tebrik edecek, tezgâh için çalışan varsa deşifre edeceğiz.

Çanakkale Grup Komutanı Yb. Serkan Tezel

Grup Komutanı iken liman ziyaretleri kapsamında Bulgaristan’a giden heyetin başında olan Serkan Tezel, Türk Silahlı Kuvvetlerini dışarıda rezil etmiş, resmi göreve değil de gençlik organizasyonları ile tatile gittiğini sanmış, SG 82 bot komutanı iken rahatlıkla yaptığı çapkınlıklarını bu gezide de yapmış ve ulusal basına malzeme vermiştir. Konuyla alakalı askeri soruşturma açılmış ve süreç devam etmektedir. Görev yaptığı Çanakkale’de midyecilere göz yummakta ve midyeciler tarafından hatırı sayılır yerlerde ve konumlarda ağırlanmaktadır. Çanakkale’de midyeciler tarafından çok iyi tanınan Serkan Tezel, midyeden para kazanan çetelerin terör örgütü PKK’nın kontrolünde olduğunu da biliyordur herhalde. Yine Marmaris’te görev yaptığı dönemlerde aldığı maaşla bir gecesini bile karşılayamayacağı şekilde lüks otellerde, eğlencelere katılmış, hayat kadınları ile sabahlamış ve beş kuruş para vermeden hayatını yaşamıştır. Ayrıca SG Eğitim ve Öğretim Komutanlığı Merkezinde (Antalya) grup halinde içki âlemi yapıp porno izlemeleri sonucu, birlik komutanı tarafından Serkan Tezel ile Sinan Mamak soruşturma geçirip ceza almışlardır.

İmralı Özel Görev Grup Komutanı Bnb.Sinan Mamak

Trabzon’da görev yaptığı dönemlerde hiçbir kaçakçılık faaliyeti Sinan Mamak’tan habersiz yapılmaz, önce Sinan Mamak görülür sonra yapılacak yapılır. İş o kadar çığırından çıkmıştır ki, kaçakçıların telefon listesinde mutlaka Sinan Mamak’ın telefon numarası vardır. Sinan Mamak, trol ve midye gibi para getirisi az olan işler yerine, akaryakıt kaçakçıları ile iş birliği yapıp kendi deyimi ile büyük oynamıştır. Kaçakçılık denince ilk akla gelen isim olan Hayrettin Tozi’nin en yakın arkadaşından da başka bir şey beklenmezdi zaten. Yasa dışı kazanılan para, eğlence gecelerinde Rus manken kızlarıyla harcanmış ve gece kulüplerinin tanınan, aranan ismi olmuştur. Evli olmasına rağmen evlilik dışı ilişkilerini saklama gereği duymaması ve amirlerin dönen tezgâhtan haberdar olmalarına rağmen hiçbir şey yapmamaları da hangi büyük tezgâhın parçası olduğu konusunda soru işaretlerini akla getiriyor.

Halen görev yaptığı İmralı Özel Görev Grup Komutanı olarak yakın zamana kadar TCSG 17 botunu makam aracı olarak kullanmış, Sahil Güvenlik Komutanı Hasan Uşaklıoğlu’nun makam botu ile ilgili sağlam fırçası sonrası, bu uygulamadan vazgeçip kendine başka alternatifler bakmıştır. Tahmin edileceği üzere Sinan Mamak’ın alternatif uygulaması devlet ve millet yararına değil, kendi rahatının bozulmaması hesabına olmuştur. TCSG 17 botunu, komutanın fırçası ile kullanamayan Sinan Mamak bunun yerine adada görevli botları yaklaşık 20 km uzaktaki Mudanya’ya getirterek makam aracı olarak kullanmaya devam etmektedir. Koskoca botlar halen sadece Sinan Mamak için toplam gidiş geliş 40 km yol yapmaktalar. Hasan Uşaklıoğlu tarafından fırça yemesine rağmen, bu vicdansızlığı yapmaya devam eden bir komutan vicdanı, neden kaçakçılarla ortak olmasın ki?

Güney Marmara Grup Komutanı Yb. Tayfun Paşaoğlu

SG Güney Marmara Grup Komutanlığı kuruluşu için bir yıl önce çalışmalar başlatılmış ve komutanı olarak da Yb. Tayfun Paşaoğlu atanmasına rağmen, geçen bir yıl boyunca ne hikmet ise grup komutanlığı faal hale getirilmemiştir. Başta bina sıkıntıları bahane edilerek iş yapılmamış, bina sıkıntısının çözülmesi ile bu sefer de Yb. Tayfun Paşaoğlu engeli ile işler sahipsiz bırakılmıştır. Tayfun Paşaoğlu’nun keyfinin yerinde olması daha doğrusu keyfini bozacak hiçbir yapıcı iş yapmaması bu süreci iyice uzatmıştır. SG 89 bot komutanı iken ne kadar çalışmıştır ki grup komutanı olduğunda çok çalışmasını bekleyelim. Mesaiye gelmemesi, harita seyirleri,  gece âlemleri, barlar ve otel sefaları grup komutanlığına atanma referanslarını mı oluşturuyor acaba?

Bölge komutanlığının harekât yükünü hafifletmek için kurulan Güney Marmara Grup Komutanlığı, hiçbir işlev görmeyip gemilerin seyir planlamasını bile yapmayıp bu görevi bile bölge komutanlığı yapmaktadır. Seyir planlamasını bile yapmayan Tayfun Paşaoğlu’nun görevi ne acaba? Tabi ki yarbay seviyesindeki bir personel bu atıl göreve verilmez ve tabi ki Tayfun Paşaoğlu’nun daha önemli görevleri var.

İstanbul Grup Komutanı Yb. Murat Özer

İstanbul Grup Komutanlığı henüz faal olmayıp Hareket Şube Müdürü Yb. Murat Özer tarafından yürütülmektedir. Murat özer İskenderun Grup komutanlığı yaptığı dönemde usulsüzlükleri ile gündemde olan bir başka “seçilmiş” komutanımız durumundadır. Döneminde yaşanan kaçakçılık faaliyetleri (sigara, cep telefonu)ile köşe olan Murat Özer, İskenderun eşrafının (özellikle motorin kaçakçılığı işleri ile yolunu bulan akaryakıt istasyonu sahipleri)da en çok sevdiği komutanlarımızdandır. Ergenekon’un İskenderun ayağı olduğunu gururla ifade eden Murat Özer, personeli fişleme konularının yanında, misyonerlik faaliyetleri alanında da uzmanlığını konuşturmuştur.

Kendini ülke hizmetine adayan Yarbay Özer 2013 yılına kadar evlenmeye fırsat bulamamış ancak, yaptığı çalışmalardaki başarıları sonucu dönem dönem birlikte yaşadığı kendinden 15 yaş küçük genç ve güzel bir bayanla netameli bir süreç sonunda da olsa evlendirilmiştir. Şimdiki görev yerinde tüm Marmara’nın bot planlamalarını yapan Murat Özer İskenderun’da ki bağlantılarını canlandırmış olsa gerek ki emrindeki botlar kaçak akaryakıt yakalayamıyorlar.

“Puzzle”da Resim Ortaya Çıkıyor; Akaryakıt Tezgâhı

Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığının dört grup komutanlarının geçmişte yaptıkları ve halen devam eden usulsüzlükleri, yolsuzlukları ve disiplinsizlikleri herkes tarafından bilinirken dört komutanın da aynı bölgeye atanması tesadüf müdür? Bu tayinleri kimler ne maksatla yapmışlardır? Bu komutanlar en önemli görevleri akaryakıt kaçakçılığını önlemek iken ne kadar kaçak akaryakıt yakalamışlardır? Akaryakıt kaçakçılığının önlenmesi için ne gibi önerilerde bulunmuşlardır? Emirlerinde ki bot komutanlarını nasıl sevk ve idare etmişlerdir? Sorular uzayıp gitmekle birlikte şimdi ortaya çıkan resmi okuyalım.

Yukarda bahsi gecen komutanların ortak özellikleri; yaptıkları vazifeleri hakkı ile yapmamaları, disiplinsiz davranmaları, âlem sofralarında sık bulunmaları, gece hayatlarının olması, parayı vazife ve vatan sevgisinden üstün tutmalarıdır. Bu şahıslar özellikle bir araya getirilmiştir. Amaç büyük tezgâhın küçük parçalarını bir araya getirmektir.

Parçaları tamamlanan tezgâh ise şöyle işlemektedir. Dört komutan ile tüm Marmara ve Boğazlar kontrol altına alınmış olunuyor ve tezgâhın başında ki şahısların haberi olmadan hiçbir faaliyet icra edilmiyor. Bot komutanları boş bırakılmıyor sürekli seyir yaptırılıyor veya gereksiz işlerle oyalanıyor. Büyük kaçakçılık faaliyetlerinin yerine botlar, trol gibi basit işlerle oyalanıyor. Arka taraftan tonlarca akaryakıt kaçakçılığı yapılıp devlet milyarlarca dolar zarara uğratılıyor. Marmara bölgesinde botlarımızın yaktığı yakıtın yüzde beşi kadar dahi kaçak akaryakıt yakalanamamıştır. 2011 yılında Marmara Bölgesinde yaklaşık altı milyar dolarlık akaryakıt kaçakçılığı yapıldığı düşünülürse yakalanın da devede kulak misali az olması tezgâhın büyüklüğünü en iyi açıklayan veri olarak kabul edilebilir.

Şimdi akla şu sorular geliyor. Bu tezgâhın başında kimler var? Bu tezgâhın sivil ve kara ayağını kimler oluşturuyor? Herkes tarafından mimlenmiş bu komutanların bir sonraki makamları ve görevleri ne olacaktır? Bu şahısların kaçı veya aynı tayfadan kimler, ileride Bölge Komutanı olarak tayin edilip tezgâhın başına geçirilecektir? Bizim temennimiz ise her şey ortada iken artık bir şeylerin yapılması. Kamu kurumları üzerlerindeki kamburlardan teker teker kurtulurken, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın da kurumda derman bırakmayan bu kamburlardan kurtulmasını diliyoruz.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>